Gelişimsel Çocuk Nörolojisi Derneği

FİZİKSEL İSTİSMAR VE İHMALE UĞRAYAN
ÇOCUĞA “ÇOCUK GELİŞİMİ UZMANI”NIN YAKLAŞIMI VE ROLÜ

Uzm. Birgül U. Bayoğlu
Çocuk Gelişimi ve Aile Sağlığı
Hacettepe Üniversitesi İ. D. Çocuk Hastanesi Gelişim Ünitesi

Fiziksel istismar anne baba, öğretmen, bakıcı gibi çocuğa bakmakla yükümlü kişiler tarafından gerçekleştirilen; dayak atma, yakma, ısırma, sarsma, kaynar suyla haşlanma gibi olaylar sonucunda oluşan kaza dışı her türlü yaralanmadır. Fiziksel istismar en geniş anlamda “çocuğun kaza dışı yaralanması” şeklinde tanımlanabilir. En sık rastlanılan olgu çocuğa fiziksel şiddet uygulamak, dövmek şeklindedir. “Vücutta fiziksel hasara neden olan ekimozların, kırıkların, yanıkların ve benzeri her türlü lezyonların ortaya çıkmasına yol açan istismar” fiziksel istismardır. En yaygın rastlanılan ve belirlenmesi en kolay olan istismar tipidir. Bir tokattan çeşitli objelerin kullanımına uzanan cezalandırma yöntemlerini kapsar İhmal ise çocuğun beslenme, barınma, korunma, sevilme gibi temel fiziksel ve duygusal gereksinimlerinin karşılanmamasıdır.

Çocuk ihmali ve istismarı çocukların sağlıklı ve normal gelişimi ve yaşamı açısından tüm dünyada önemli bir tehdit öğesi olarak varlığını sürdürmektedir. İhmal olgusu, bir diğer deyişle “kötü bakım” öncelikle aile ortamında kendini ortaya koyan bir davranış biçimi, bir sorundur. Ancak yavaş yavaş çocuk bakımından sorumlu olan diğer ortamlarda da köklenmeye başlayan bir sorun olma boyutuna da uzanmaktadır. Yapılmış olan bir çok çalışma ve araştırmadan da anlaşılacağı gibi farklı kültürler ve kökenlerden gelmekte olan toplumlarda tarih boyunca ihmal ve istismar olguları gözlenmektedir.
İhmal ve istismara uğramış olan çocukların önemli risk altında oldukları hiçbir şekilde yadsınamaz. İhmal ve istismar sonucu çocuklar fiziksel olarak örselenebilecekleri gibi kötü bakım, çocukların yetersiz büyüme ve gelişim göstermeleri için bir zemin oluşturmaktadır.
Çocukların ihmal ve istismar edilme durumlarını artıran bir takım risk etmenlerinin iyi bilinmesi önemlidir. Aileye ait risk etmenleri:
• Alkol ya da uyuşturucu bağımlısı ebeveynler
• çocukluğunda istismar edilmiş bir ebeveyn
• aile içinde yaşanan geçimsizlik, gerginlikler
• önceki çocukların da istismara uğramış olması
• ailede ruhsal hastalığı olan bir birey
• ciddi ekonomik sıkıntı,
• çok çocuklu aile olmak,
• kardeşler arasında yaş farkının az olduğu durumlar,
• üvey ebeveyn olması,
• tek başına çocuk büyütmek zorunda kalan ebeveyn,
• annenin çok genç olması,
• Eğitimsizlik
• Aile içi şiddet
• Ailede çocuk kaybı

Çocuğa ait risk etmenleri ise:
• İstenmeyen gebelik sonrası doğmuş çocuk
• Çocuğun davranışsal-gelişimsel düzeyi
• Engel durumu
• Prematüre ya da düşük doğum ağırlığı
• Hiperaktif
• Zihinsel engelli
• Asi, hırçın, sessiz vb. karakter özellikleridir.

Çocuk büyütürken tokat atmanın ya da dayak atmanın en eski çağlardan bu yana varlığı bilinirken fiziksel istismarı bu denli önemli yapan nedir? Bu konuda yapılan çalışmalar fiziksel istismara uğrayan çocukların motor, dil ve kognitif gelişim geriliği açısından yüksek risk altında olduklarını ortaya koymaktadırlar.
Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’nın 2008 yılı çalışmasında istismar olgularının yarısını çocuklar oluşturmakta; bu çocuklardan zihinsel engeli olanların % 37.5 inin aynı zamanda fiziksel istismara uğradıkları belirtilmektedir.
Çocuğun fiziksel istismarına yönelik Aral ’ın 1997 yılında yaptığı çalışmada çocukların % 65.72’sinin anne ya da babası tarafından fiziksel istismara uğradıkları belirtilmiştir. Birleşmiş milletlerin Avrupa ülkelerini içeren geniş katılımlı araştırmasında ise gelişmekte olan ülkelerde çocukların aile içinde şiddete maruz kalma oranları %98 olarak bildirilmektedir.
Aynı çalışmadan çarpıcı sonuçlar çıkmıştır:
• Okul çağı çocuklarının % 25-65 i fiziksel zorbalığa/akran istismarına maruz kalmaktadır.
• Tüm dünyada 133-275 milyon çocuk aile içi şiddete tanık olmaktadır.
• Şiddet sonucu oluşan yaralanmalar nedeniyle 1-2 milyon çocuk hastanede tedavi altına almaktadır.
• Çocuğa yönelik şiddetin yasaklandığı ülke sayısı yalnızca 16 dır.

Yalnızca fiziksel istismara uğrayan değil her türlü istismara uğramış ya da risk faktörleri taşıyan çocukların saptanması, değerlendirilmesi ve sonradan ortaya çıkabilecek hukuki süreçte örselenmeden uygun şekilde ele alınması önem taşımaktadır.
Çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden en uygun tedavi planının ve hukuksal yaklaşımın yapılması için multidisipliner yaklaşım esastır. Multi disipliner yaklaşım çocuk hekimi, adli tıp uzmanı, çocuk ruh sağlığı uzmanı, sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve çocuk gelişimi uzmanı’nın değerlendirme ekibinde bulunmasını gerektirir. Bununla birlikte çocuk cerrahisi, beyin cerrahisi, kadın doğum gibi bazı tıp dalı uzmanlarından da destek almak gerekebilir.
Çocuk Gelişimi Uzmanı, gelişimsel değerlendirme, gelişimsel izlem ve aile odaklı bebek uyaran-gelişim destek programları konularında klinik çalışmaları yürüten bir sağlık çalışanıdır. Özellikle erken bebeklik dönemi gelişimsel gecikmeleri değerlendirmede ve aileye eğitsel tutum önerileri hazırlamak konusunda uzmandır. Fiziksel istismara uğrayan ya da ihmal edilen bebek/çocukları ilk değerlendirme aşamasında yakalama olasılığı yüksektir.
Gelişimsel değerlendirme, uygun tarama testlerinin kullanımının yanısıra ayrıntılı ve doğru bir öykü almayı gerektirir. Aile ile sıcak ilişki kurarak anne-baba-çocuk ilişkisini sorgulamayı, uygun ölçekleri kullanmayı ve uygun yönlendirme yapabilmeyi gerektirir. Aile ile kurulan iletişim, çocuğun gelişimsel düzeyinin belirlenmesi ve risk etmenlerinin tespiti ile “çocuk gelişimi uzmanı” istismar ya da ihmalden kolaylıkla şüphelenebilir.

Olguyu tanıyabilmek için gelişimsel değerlendirme sırasında;
* Öykü dikkatli ve ayrıntılı alınmalı
* Ailenin çocuğu yetiştirme-disiplin yöntemleri iyi sorgulanmalı
* Ebeveyn-çocuk ilişkisi dikkatli gözlenmeli ve sorgulanmalı
* Risk etmenlerinin varlığı öykü içinde dikkatli araştırılmalıdır.

Gelişimsel tarama sırasında sosyal, bilişsel, dil ya da motor alanda gözlenen gecikme, çocuğun gelişimini desteklemeye yönelik “erken girişim” programı gerektirir. Ancak;
• Genel gelişim geriliği ya da herhangi bir gelişim alanındaki gerilik
• Ebeveyn arasındaki tutarsız tutumlar
• Aile içi ilişkilerde sorunlar
• Çocuğun disiplinsiz olması
• otizm, hiperaktivite, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü gibi durumlarda gelişim destek programı ve aile eğitimi vermekle yetinilmemeli; fiziksel istismar bulgusu dikkatle sorgulanmalıdır! İstismar ya da ihmal şüphesinin ortadan kalkmış olduğundan emin olunduğu durumlarda doğrudan aile eğitimi ve destek programı verilmelidir.

Çocuk Gelişimi Uzmanı’nın, çocuk istismarı/ihmali bütünündeki rolü; çocuğu istismara uğramadan tanıyabilmek, ihmal aşamasındaki bebeklerin/çocukların ev ortamı-aile koşullarını öngörebilmek, ihmal davranışını tanımak ve ihmal şüphesi ya da fiziksel istismara henüz maruz kalan çocuğu ve aileyi destekleyici programlarla takibe alarak önlenmesine destek olmaktır. Fiziksel istismarın ya da ihmalin varlığı, tek başına uzmanın kararı ile değil multidispliner yaklaşım ile alınmalıdır. İzlem sürecinde hukuki, sosyal hizmet ve tıbbi yaklaşımla birlikte ailenin eğitsel girişimi de aynı ayakta yürütülür.
Gelişimsel değerlendirme sürecinde önleyici, engelleyici mesleki tutumlar aile ve çocuk yaklaşımı olmak üzere iki ayaklıdır. Aile yaklaşımı, ebeveynin çocukla olan iletişim becerilerini artırmaya ve ev ortamını çocuklu yaşama uygun hale getirmeye yöneliktir. Bu süreçte diğer uzmanlık dalları ( çocuk hekimi, çocuk ruh sağlığı uzmanı, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ) ile birlikte çalışılarak;
• Gelişim aşamaları ve dönemleri konusunda anne-babanın bilgi düzeyini artırılır
• Ev ortamının çocuğun gelişimini destekleyici şekilde düzenlenmesine rehberlik edilir
• Anne baba tutumları düzenlenir
• Anne-babanın çocuk konusunda yardım alabilecekleri diğer kaynaklara ulaşmalarını sağlanır
• Gerektiğinde psikiyatrik destek almaları yönünde rehberlik edilir.

Çocuk Yaklaşımı ise bireysel becerilerini artırmaya ve çocuğun sosyalleşmesine yöneliktir. Bu amaca yönelik olarak şu basamaklar izlenir:
• Kreş, anaokulu, oyun grupları gibi sosyal ortamlara götürülmesi
• Çocuğun oyun alanlarının ve materyallerinin iyileştirilmesi
• Çocuğun gelişim düzeyine uygun ev-merkezli destek programı hazırlanıp ailenin nitelikli zaman konusunda yetiştirilmesi
• Çocuğun oyun davranışının geliştirilmesi ve böylece başa çıkma mekanizmalarının güçlendirilmesi
• Gerektiğinde çocuk ruh sağlığı birimlerine götürülmesinin sağlanması

Özet olarak gelişimsel değerlendirme, fiziksel istismarı ve ihmali tanımada önemli bir ayaktır. Öykü, ev ortamı ve ebeveynin çocukla ilişkilerini tanımlama biçimi fiziksel istismar ya da ihmal konusunda Çocuk Gelişimi Uzmanı’nı uyarmalıdır. Ekip olarak değerlendirme ve karar aşamasından sonra eğitsel girişime başlanmalıdır. İzlem süreci aileyi ve çocuğu tanıyarak uygun eğitsel yaklaşımla ailenin çocukla iletişimini düzeltmesine ve istismarın ortadan kalkmasına yardımcı olur.